Veri merkezlerinde bulunan soğutma sistemlerinin 2 temel amacı vardır. Bunlar; veri merkezi içerisinde oluşan ısıyı ortadan kaldırmak ve soğuk havayı etkili bir şekilde veri merkezine dağıtmaktır. Elektrik ile çalışan tüm ekipmanların tükettiği elektriksel bir güç değeri mevcuttur. Bu güç değerleri, ekipmanların büyüklüklerine göre W (Watt) veya kW (KiloWatt=1000Watt) birimleri ile ölçülür. Elektrik ekipmanlarının tükettiği bu güç değerlerinin bir kısmı, bu ekipmanlar tarafından ısı olarak ortama salınır.
Bu sebeple, soğutma sistemleri seçilirken; soğutacağı ortamdaki elektriksel ekipmanlar göz önünde bulunarak tüketimleri hesaplanır ve bu ortaya çıkan ısı değerini soğutabilecek güçte soğutma sistemleri seçilir. Günümüzde veri merkezleri projelerinde kabul edilen ideal ortam sıcaklığı 20-25 °C arasıdır [14]. 25 °C üstü ortam sıcaklıkları yüksek sıcaklık (az soğutulmuş), 20 °C altı ortam sıcaklıkları ise düşük sıcaklık (aşırı soğutulmuş) olarak değerlendirilir. Bu her iki durum da veri merkezlerinde istenmeyen durumların başında gelir ve IT sistemlerin çalışmasını engelleyecek potansiyele sahiptir.
Günümüzdeki IT sistemlerde kullanılan, ortamdaki istenmeyen sıcak havayı içeriden dışarı atarak ve IT ortam iklimlendirmesi yapalabilen birçok temel soğutma yöntemleri mevcuttur. Bunlardan sadece birkaçı kritik IT odalarında ve veri merkezlerinde kullanılır. Bu methodlardan hepsi, soğutucu akışkan (refrigerant cycle) döngüsü kullanarak, veri merkezlerindeki veya IT ortamlardaki istenmeyen sıcak havayı dış ortama taşırlar.
Bazı yöntemlerde; IT ortamlarndan ayrı lokasyonlara yerleştirilen harici soğutucu akışkan döngü ekipmanları kullanılır. Bu sistemlerde, soğutma sistemlerinin kendi boruları sayesinde bağımsız kapalı devre soğutma sistemleri (selfcontained pipelines) oluşturulur. Bu borulardaki su ve diğer akışkanlar maddeler sayesinde, soğuma döngüsü işlemi kolaylaştırılır.
Hava Soğutmalı Veri Merkezleri
Veri merkezinde bulunan IT cihazların büyük bir bölümü hızlı bir şekilde ve yüksek oranda ısı üretmektedir. Bu ortaya çıkan fazla ısı performans kaybı ve daha sonra arızaya neden olmaktadır. Veri merkezindeki sıcaklık değerlerinin artması veri merkezinin süreklilik durumunu ciddi olarak riske atmaktadır. Dolayısı ile soğutma sistemleri, kesintisizliğin sağlanması konusunda en önemli ünitelerdir. İklimlendirme planlaması yapılırken, veri merkezinin yapısına ve IT cihaz özelliğine uygun olarak nem ve ısı değerini dengede tutan bir soğutma sistemi oluşturulmalıdır.

Geleneksel yöntemde iklimlendirme sıcaklık değeri geri dönen havayı baz alarak soğutma yaparken, yeni tasarımlarda sunucuların önündeki soğuk kolidor denilen havayı emdiği noktanın sıcaklık değeri baz alınarak soğutma işlemi yapılmaktadır. İklimlendirmenin sağlanması için sadece ortama soğuk havayı iletip sıcak havayı ortamdan uzaklaştırmak yeterli olmamaktadır. Özellikle yüksek yoğunluklu olan veri merkezlerinde bu işlemi yaparken verimi artırması amacına yönelik hava akımı oluşturulmaktadır. Bu amaçla hava akışının hesaplamalarında CFD (Computational Fluid Dynamics) programı ile analizler yapılmasına gerek vardır. Bir veri merkezi soğutma altyapısı şeması gösterilmiştir.
Hava soğutmalı sistemler, küçük ve orta çaplı (ortam hacminin ve ısı üretiminin yüksek olmadığı ortamlar) IT sistemlerde yaygın bir oranda kullanılır. Bu sistemler, kullandıkları teknoloji sebebiyle direk genleşmeli (Direct Expansion, DX) sistemler olarak da adlandırılmaktadır. Genel bir tabir ile direk genleşmeli sistem; yapısında
soğutucu akışkan (Refrigerant) ve buharlaştırıcı serpantin (Evaporater Coil) bulunduran sistemlere verilen genel isimdir. Hava soğutmalı sistemler 2 ayrı ekipman içermektedir.
Bu iki ayrı ekipmanlar; IT ortamların içerisine yerleştirilen CRAC (Computer Room Air Conditioner) ve açık havaya yerleştirilen soğutuculardır (Condenser). hava soğutmalı direk genleşmeli sistemler; CRAC (Computer Room Air Conditioner), condenser ve basit boru sistemlerinden oluşmaktadır. IT ortamda bulunan sıcak hava, CRAC ünitesinin
içerisinde bulunan fanlar sayesinde ünitenin içerisine alınır. Ünitenin içerisine alınan hava filtreden geçirilerek toz ve parçacıklardan temizlenir.
Ünite içerisine alınan sıcak hava; genleşme valfinden (Expansion Valve) gelen düşük sıcaklık ve düşük basınçdaki soğutucu akışkan ile ısı alışverişi yaparak soğutulur. Soğutulan bu hava, fanlar yardımıyla CRAC ünitesinden ortama verilir. Bu sayede ortamın soğutması gerçekleşmiş olur. Ortamda bulunan sıcak havayı soğutmak için; akışkan ve ortamdan alınan sıcak hava arasınde gerçekleşen ısı difüzyonu sonucunda, akışkanların sıcaklığı yükselir.
Bu akışkanların kompresör yardımı ile basıncı yükseltilir ve kondenser’e gönderilmek üzere yüksek basınçlı ve yüksek sıcaklıklı (Örneğin, 70 °C ve 24 bar) akışkan ortaya çıkar. Bu akışkan, kondenser ve CRAC üniteler arasındaki borular sayesinde kondenser’e gönderilir. Dış ortamda bulunan konderser’de, dış ortam ile gerçekleşen difüzyon sonucunda akışkanın sıcaklığı düşürülür (örneğin 70 °C‘den 40 °C’a). Daha sonra akışkan, tek yönlü vanadan geçerek genleşme valfine (Expansion Valve) gelir. Genleşme valfinde, akışkanın basıncı ve sıcaklığı düşürülerek (6 °C 8 bar), IT ortamdan gelen sıcak havanın soğutulması için ideal difüzyon ortamı oluşturulur.
Glikol soğutmalı sistemler
Glikol soğutmalı sistemler, akışkanlarını kapalı döngü içerisinde kullanarak soğutma gerçekleştirir (Self Containment). Farklı olarak ise, ısı eşanjörü bulundururlar. Isı eşanjörü; akışkan glikol’u kullanarak, IT ortamdaki ısıyı alır ve dış üniteye taşıyarak sistemden uzaklaştırır. Akışkan glikol, su ve etilen glikol’den oluşan bir karışımdır ve bir çok sektörde “donma önleyici” sıvı olarak kullanılır. Glikol maddesinin entalpi değerleri yüksek olduğu için; hava soğutmalı sistemlere kıyasla daha fazla miktarda sıcak havayı toplama ve taşıma özelliği vardır.
IT ortamda bulunan sıcak hava, CRAC ünitesinin içerisinde bulunan fanlar sayesinde ünitenin içerisine alınır. Ünitenin içerisinde alınan hava filtreden geçirilerek toz ve parçacıklardan temizlenir. Ünite içerisine alınan sıcak hava; ısı eşanjöründe, dış ortam soğutucusundan gelen düşük sıcaklık ve düşük basınçdaki soğuk glikol ile ısı alışverişi
yaparak soğutulur. Soğutulan bu hava, fanlar yardımıyla CRAC ünitesinden ortama verilir.
Bu sayede ortam soğutması gerçekleşmiş olur. Isı eşanjörü içerisinde; IT ortamdan alınan sıcak hava ile ısınan glikol, CRAC ünitesi ve dış ünite arasındaki borular sayesinde, dış ortam soğutucusuna taşınır. Serpantin üzerinde; fanlar yardımıyla dış ortamın soğuk havası ile glikol soğutulur. Soğutulan glikol, pompa yardımıyla tekrar ısı eşanjörüne gönderilir.
Su soğutmalı sistemler
CRAH ünitesi, soğutma kulesi ve su soğutuculardan oluşmaktadır. Soğutma çevrimi CRAC ünitelerde değil, su soğutucu ünitelerde (Water Chiller Unit) gerçekleşmektedir. Bu ünitelerin görevi, sisteme soğutulmuş su (Chilled Water) sağlamaktır. Burada soğutulan su, borular yardımıyla IT ortamda bulunan CRAH ünitesine gönderilir (CRAH üniteler ile CRAC ünitelerin çalışma prensipleri tamamen farklıdır.) CRAH ünitelerin içinde “soğutulmuş su serpantini” (Cooled Water Coil) bulunmaktadır. Bu serpantin içinde, chiller’dan gelen soğutulmuş su dolaşmaktadır.
IT ortamdan alınan sıcak hava, bu serpantin üzerinden geçerek soğutulur. Ortamın havası soğutulurken, serpantin üzerinde dolaşan soğutulmuş su ısınır. Isınan su, CRAH ünitesinden tekrar soğutulmak üzere chiller’a gönderilir (Return Chilled Water). Chiller üzerinde; CRAH ünitesinden getirilen ısı, kondenser su çevrimine aktarılır. Kompresör üzerinde basıncı yükseltilerek, dış ortama atılmak için soğutma kulesine gönderilir. Soğutma kulesinin tepesinde bulunan su püskürtücüler ile sıcak su aşağı doğru püskürtülür.
Püskürtülen sudan bir kısmı buharlaşır ve kalan kısmı su toplama haznesinde toplanır. Buharlaşan sıcak su kütlesi sayesinde, haznede toplanan su soğutulur. Soğutma kulesinin tepesinde bulunan fanlar sayesinde, buharlaşma işlemi hızlandırılır ve su toplama haznesinde soğutulmuş su toplanır. Haznede toplanmış soğutulmuş su, pompa yardımıyla tekrar chiller’a gönderilir.
Ashrae Sıcaklık Kriteri
ASHRAE, A.B.D. Mekanik Mühendisliği Kuruluşu olarak Veri Merkezleri konusunda da ayrı bir birim (ASHRAE TC 9.9) faaliyet göstermektedir. Bu Birim; soğutma sistemlerini araştıran, sağlayan ve üretimini yapan firmalar kadar, IT cihaz üreticileri ile de birlikte çalışarak beklenen iş sürekliliğini garanti edecek standartları ortaya koymaktadır.
2011 Yılında açıklanan ve hala geçerli olan standart isteklerini gösterir tablo aşağıdadır. Tabloda 4 adet A olmak üzere toplam 6 adet sınıf bulunmaktadır. Tablo, A Sınıfları için 2 kategoride kriter vermektedir. İlki tavsiye (recommented) edilen ve her sınıf için olağan durumda uyulması gereken sıcaklık ve nem kriteridir. Cihaz girişindeki havanın, 18 – 27 °C sıcaklık aralığında ve 5.5 °C Yoğuşma Sıcaklığına karşı düşen ile %60 bağıl nem oranı aralığında olması tavsiye edilmektedir.
A Sınıfları için ikinci kategori “müsaade edilebilir” (allowable) olarak her bir sınıf için ayrı ayrı tanımlanmıştır. Kısa süreli olarak soğutma sisteminde bir arıza ya da tutarsızlık olursa bir müsaade edilebilir aralık söz konusudur. Bu “müsaade edilebilir” aralık kontrollü olarak enerji verimliliğini yükseltecek şekilde de kullanılabilir.
Yakın zamanda sunucu yönetim özelliklerinde sunucu beklenen ömrüne karşı düşen parametreler de gözükmesi tahmin edilmektedir. Bilindiği gibi sunucunun 3-5 yıl üzerinde aktif kullanımı, üzerindeki teknolojinin yetersizleşmesi ile ekonomik olmamakta ve yenilenmesi zorunlu hale gelmektedir. O zaman kısıtlı kullanım ömrü baz alınarak enerji verimliliğini yükseltecek şekilde müsaade edilebilir aralık kullanılması da bu yönergede ele alınmıştır.
Bu aralıkta sıcaklık bandı 15°C ile 32 °C, bağıl nem bandı da %20 ile %80 arasına çekilebilir. Burada önemli husus kullanılan IT cihazların kendilerine özgü güvenli çalışma aralığıdır. Eğer “müsaade edilebilir” aralık bir ya da birkaç cihaz tarafından desteklenmiyor ise bu aralıkta çalışmak iş sürekliliği açısından sakıncalıdır.

ASHRAE yönerge değerlerinin karşılaştırılması.
Düşük Uç Sıcaklık: 18°C (64.4°F)
Yüksek Uç Sıcaklık: 27°C (80.6°F)
Düşük Uç Nem: 5.5°C ?? (41.9°F)
Yüksek Uç Nem: 60% ??
A1 sınıfı çevresel parametreleri (nem, sıcaklık) sıkıca kontrol edilen kurumsal sunucular ve depolama ürünlerinden oluşan tipik veri merkezlerini, A2-A4 sınıfları hacimli sunucular, depolama ürünleri, kişisel bilgisayarlar ve iş istasyonlarından oluşan bilgi teknoloji ofisleri veya laboratuvar ortamları tarzındaki veri merkezlerini temsil etmektedir.
Free Cooling Sistemi:
İklimlendirme altyapısında A.H.U. “Free cooling” adı verilen bir teknolojide kullanılıyor. Veri Merkezi bu teknoloji sayesinde yüzde 70’e kadar enerji tasarrufu sağlayabiliyor. “Free Cooling” iklimlendirmede kullanılan havanın soğutulması için dış ortamdaki düşük hava sıcaklığını kullanmayı esas alıyor.Veri Merkezi içinde sıcak hava koridorlarına hapsedilen 30-35°C değerindeki sıcak hava, hassas klima üniteleriyle emiliyor ve soğutuculardan (Chiller) gelen soğuk gaz ile 16-23° dereceye kadar soğutuluyor.
Soğutulan hava doğrudan sunucu sistemlerinin soğuk hava koridorlarına ve girişlerine yönlendiriliyor. Bu işlem kış aylarında, dış ortamda bulunan soğutucu ünitelerinin kompresörlerini kullanmadan, doğal soğuk hava yardımıyla gerçekleştiriliyor. Beyaz alandaki ısınan havayı dış hava ısısıyla soğutma işlemidir. Soğuk koridorda istenilen 23°C'yi dış hava sıcaklığı 18°C altına düştüğü zaman (Chiller) kullanılmadan doğal olarak soğutma işlemidir.

Bir Veri Merkezinde çalışan çok sayıda ekipmandan (sunucu, switch, depolama cihazı, vb.) dolayı ortam ve cihazların aşırı ısınması söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle iklimlendirme sistemi, sıcaklık ve nem kontrolü için önemlidir. Oda tipi, koridor tipi, kabinet içi, kabinet arkası, kabinet üstü, vb. gibi farklı biçimlerde kullanılabilen iklimlendirme sistemleri bulunmaktadır. Günümüzde en yaygın soğutma yöntemi soğuk hava (Klima) ile yapılmaktadır.
Su ile soğutma (Green Data Center) yeni bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. ANSI/TIA-942 standardı, soğutmada en öncelikli yapılması gereken çalışmayı, kabinlerin yerleşimlerinin düzenlenmesi olarak ortaya koymaktadır. Bu çözümde dikkat edilmesi gereken sıcak ve soğuk hava koridorları oluşturmaktır. Kabin ve Klima yerleşimlerinde cihazların soğuk havayı çektiği ve sıcak havayı boşalttığı alanlar bir koridor gibi oluşturulmalıdır.

Sıcak hava öz kütleden dolayı yükseleceği için klimalar bu havayı çekebilecek konumda olmalıdır. Soğuk hava ise yükseltilmiş zeminin altından kabin önlerindeki menfezlerden cihazlara ulaşmalıdır. Devamlılığın öneminden dolayı klimaların yedekliliği de son derece önemlidir. Klimalar sık arızalanan bir yapıya sahiptir bu yüzden yedeklilik son derece önemlidir.
ANSI/TIA-942 standartlarına göre koridorların asgari genişliği 100 cm, kabinet arkası genişlik ise en az 60cm olarak belirlenmelidir. FKM iklimlendirme sisteminin döşeme altından soğutması planlanıyorsa elektrik kablolamasının döşeme altında hava akışını engellemeyecek şekilde planlanması gerekmektedir. Data kablolaması ise kabinet üstünden tel tava ve fiber kanallar ile çekilerek havalandırmayı engellememesi sağlanmış olmalıdır.

Bir başka iklimlendirme yöntemi olan “Free Cooling”, iklimlendirmede kullanılan suyun soğutulması için dış ortamda yer alan düşük sıcaklıktaki havanın kullanılması ile soğutmayı mümkün kılar. Soğuk gece ve kış aylarında bu işlemle enerji tüketiminde %70’e kadar tasarruf sağlanılabilmektedir. Ortalama sıcaklığın yüksek olduğu coğrafi bölgelerde bu sistem verimlilik sağlamamaktadır.
Veri Merkezi güvenliğini izleme ve oluşabilecek kötü durumların önceden tespit edilmesini sağlama amacıyla ortam izleme sisteminden yararlanılır. Veri Merkezi kamera sistemi ile izlenmeli ve kayıt altına alınmalıdır. Olası istenmeyen bir durumda izlemeyi gerçekleştiren personel, yaşanan durumun önemine göre sorumlu olan personelle irtibata geçmeli ya da kendisi Veri Merkezine müdahale edebilmelidir.
Veri Merkezi içerisinde:
• Sıcaklık,
• Nem,
• Hava basıncı (iklimlendirme sistemlerinden aktarılan),
• Hava akışı (iklimlendirme sistemlerinden aktarılan),
• Su sızıntısı,
• Kabinet güvenliği
ve benzeri unsurların izlenmesi gerekmektedir. Söz konusu unsurların, en uygun çalışma koşullarını yansıtacak şekilde normal ve eşik değerler belirlenmeli, bu eşik değerlerin aşılması durumunda ilgili personele uyarı mesajlarının gönderileceği bir alarm mekanizması kurulmalıdır.
Sıvı Soğutmalı Veri Merkezleri
Veri merkezleri şu anda 20 kilovat (kW) üzerinde kabin güç gerekliliklerini desteklemektedir ancak pazar 50 kW veya daha fazlasına yönelmektedir. Yeni nesil merkezi işleme birimleri (CPU’lar) ve grafik işleme birimleri (GPU’lar) önceki nesil mimarilere göre daha yüksek termal yoğunluk özelliklerine sahiptir. Buna ek olarak, sunucu üreticileri yüksek performanslı bilişim ve yapay zeka uygulamalarına yönelik artan talebi karşılamak için her kabine daha fazla CPU ve GPU dahil etmektedir.
Hava soğutmalı sistemler artık sınırlarını zorluyor. Geleneksel hava soğutma, bu yüksek yoğunluklu kabinleri verimli ve sürdürülebilir bir şekilde soğutamaz. Sonuç olarak, veri merkezi operatörleri sıvı soğutma seçeneklerini araştırıyor. Sıvı soğutma, yüksek yoğunluklu kabinlerin verimli ve uygun maliyetli bir şekilde soğutulmasını desteklemek için su veya diğer sıvıların daha yüksek sıcaklık transfer özelliklerinden yararlanmak ve hava kullanımından 3000 kata kadar daha etkili olabilir.

Ana bilgisayar ve oyun uygulamaları için uzun süre kanıtlanmış olan sıvı soğutma, dünya genelindeki veri merkezlerinde kabine monte sunucuları korumak için genişlemektedir. Veri merkezi operatörleri sıvı soğutmada üç yoldan birini izlemektedir. Gelecekte sıvı soğutmalı kabinleri desteklemek için yeni altyapıya sahip hava soğutmalı tesisleri geleceğe hazır hale getirerek ve bu kabinleri destekleyecek altyapıya sahip olmayan mevcut hava soğutmalı tesislere sıvı soğutmayı entegre ederek yalnızca sıvı soğutmalı veri merkezleri geliştiriyorlar.

Büyük olasılıkla çoğu operatör, kısa vadeli iş ihtiyaçlarını karşılayan ve hızlı yatırım getirisi sağlayan kapasiteyi kazanmak için ikinci yolu seçecektir. Sıvı soğutma kurulumu karmaşık olabilir. Veri merkezi ekipleri, sıhhi tesisat gereklilikleri, soğutma dağıtımı, dengeleme kapasitesi, risk azaltma stratejileri ve ısı atımı sistemleri dahil olmak üzere önemli konuları değerlendirmek için bir iş ortağıyla birlikte çalışmak isteyecektir.
Sıvı soğutma seçenekleriniz şunları içerir:
- Arka kapı ısı eşanjörleri pasif veya aktif ısı eşanjörleri, BT ekipman kabininin arka kapısını sıvı ısı eşanjörü ile değiştirir. Bu sistemler, karışık kabin yoğunluklarına sahip ortamları soğutmak için hava soğutma sistemleriyle birlikte kullanılabilir.
- Doğrudan çipe sıvı soğutma doğrudan çipe soğuk plakalar, ısıyı tek faz soğuk plakalar veya iki faz buharlaşma üniteleri yoluyla çekmek için kartın ısı üreten bileşenlerinin üzerine yerleştirilir. Bu soğutma teknolojileri kabindeki ekipmanlar tarafından üretilen ısının yaklaşık %70-75’ini giderebilir ve geriye hava soğutma sistemleri tarafından giderilmesi gereken %25-30’luk bir pay kalır.

- Daldırma soğutma – Tek faz ve iki faz daldırma soğutma sistemleri, sunucuları ve diğer bileşenleri kabindeki termal olarak iletken bir dielektrik sıvı veya akışkana daldırarak hava soğutma ihtiyacını ortadan kaldırır. Bu yaklaşım, sıvının termal transfer özelliklerini en üst düzeye çıkarır ve piyasadaki en enerji tasarruflu sıvı soğutma biçimidir.
Veri Merkezi Sıvı Soğutma Enerji Verimliliği Analizinden Elde Edilen Temel Çıkarımlar
Güç Kullanım Verimliliği PUE, veri merkezi sıvı soğutma verimliliğinin iyi bir ölçüsü değildir. Hava soğutmanın aksine, sıvı soğutma, PUE hesaplamasında pay (toplam veri merkezi gücü) ve paydayı (IT ekipmanı gücü) etkiler. Bu durum, sıvı soğutmayı sıvı ve hava soğutma sistemlerinin verimliliğini karşılaştırmak için onu etkisiz kılar.
Toplam Kullanım Etkinliği
TUE (Toplam Kullanım Etkinliği) gibi alternatif ölçütler, hava soğutmalı bir veri merkezinde sıvı soğutmanın uygulanmasıyla ilgili tasarım kararlarına yol göstermede daha faydalı olacaktır. TUE = ITUE x PUE (ITUE = IT Ekipmanına Giden Toplam Enerji/Bilgisayar Bileşenlerine Giden Toplam Enerji) Veya TUE = Veri Merkezine Giden Toplam Güç/Bileşenleri Hesaplamak, İşlemek ve Depolamak için Toplam Güç Yüksek yoğunluklu veri merkezlerinde sıvı soğutma, hava soğutmaya kıyasla IT ve tesis sistemlerinin enerji verimliliğini iyileştirir. Tamamen optimize edilmiş çalışmamızda, sıvı soğutmanın uygulanması toplam veri merkezi gücünde %10,2'lik bir azalma ve TUE’de %15’ten fazla bir iyileşme sağlamıştır.
Sıvı Soğutma Teknolojileri ile daha yüksek verimlilik
Veri merkezi sıvı soğutma uygulamasını en üst düzeye çıkarmak, — sıvı ile soğutulan IT yükünün yüzdesi açısından — en yüksek verimliliği sağlar. Doğrudan çipe soğutma ile tüm yükün sıvı ile soğutulması mümkün değildir, ancak yükün yaklaşık %75’i etkili bir şekilde soğutulabilir.
Sıvı soğutma, tesis altyapısının verimliliğini en üst düzeye çıkaran daha yüksek soğutulmuş su, besleme havası ve ikincil giriş sıcaklıkları sağlayabilir. Özellikle sıcak su soğutması dikkate alınmalıdır. Son çalışmamızdaki ikincil giriş sıcaklıkları 45 °C’ye (113 °F) yükseltilmiştir. Bu, elde edilen sonuçlara katkıda bulunurken atık ısının yeniden kullanımı için fırsatları da artırmıştır.













